Erken gebelik belirtileri

2 Temmuz 2014 Çarşamba
Sevgili anne adaylarınının merakla beklediği gebelik belirtileri hususunda çok değerli katılımlar ve inanılmaz fazla kullanıcı yorumlarının olduğu bir site gördüm gebelik hususunda olanca fazla içeriğe ve uzman kişilerin makalelerinin yanı sıra, başından hamilelik geçmiş, süreç ile ilgili tam olarak bilgileri olan insanların yorumlarını okudum biraz önce.


İnanılmaz hoşuma gitti erken gebelik belirtileri hususunda bu siteyi zirayet edebilirsiniz. Unutmadan isminide vereyim sizlere

http://www.meleklermekani.com/threads/erken-gebelik-belirtileri.28452/
Devamını oku »

Demir adamın son filmi

22 Mayıs 2013 Çarşamba
Demir adam son filminde biraz sıra dışı birşeyler yapar diye bekledim ama malesef öyle olmadı. Şu anda filmi izliyorum. Yine savaş zamanında adam yerine konulmayan ve daha sonra terörist bir adam tarafından finanse edilen akıllı, ve beyin dna sını değiştirerek insanları bomba haline getiren bir düşmen. Yine ABD propagandası yapan salak saçma bir film emin olun. Ha görsel olarak iyimi derseniz evet iyi görsel olarak bu filmi izleyebilirsiniz. Teknolojinin tüm ikmanlarını kullanarak filmi değişik bir hale sokmuşlar. Neyse işte seyrediyorum ama pek sarmadı beni onu söyleyim dedim sizlere.
Devamını oku »

Carpe diem nedir arkadaşlarıım

Carpe diem gelecek hakkında endişelenmek yerine yaşanılan an'ın değerine vurgulamak için yapılan bir uyarıdır.Son günler de herkes sosyal medya da Anı yakala,anı yaşa ,anı yaşa özgür ol gibi kavramlarla ''anı'' yaşamaktan söz eder de iş kendini ana bırakmaya geldiğinde bunu ne kadar realize edebilir?
Anı nasıl yaşadığımızın hiç mi hiç farkında değiliz..Her şeyi zamanlı yapmaya o kadar alışmışız ki.Yarın erken kalkayım,şunu yapayım bunu yapayım yarının plan çizelgesi..Yarın ola hayrola bu gün yarının hangi köşesinde?Yarını bugünden yaşayamazsın ;ha yarın da varmı ?Orası muamma..Bazen , durup kendimizi spontan zamana bırakmak lazım. Şimdiyi ıskalamamak adına..
Devamını oku »

Öz güven eksikliği üzerine yazı

Bu yazı için Bay Hiç e öncelikle teşekkür ediyorum aynen veriyorum arkadaşlarım.
Kendine Güven; Bebeklik Dönemiyle tohumu atılan, Çocukluk ve Ergenlik Dönemleriyle filizlenip yeşermeye başlayan bir olgudur. Kişinin, kendini bulunduğu ortam içinde ne kadar güvende hissettiği ile de ilintilidir. Kendine güvenin temelleri ilk önce ailede atılır. Çünkü; kabul görmek bize güven verir. Anne-babanızın elinizden tutup sizinde ilk adımınızı attığınız, yürüdüğünüz o an gibi. Onların sevinç çığlıklarıyla, gözlerindeki o mutluluk dolu gülümsemeyle bebek halimizla anlarız ki, ebeveynlerimizin bize olan güvenlerini boşa çıkarmamışızdır. Hissettiğimiz o güven duygusuyla cesaretlenerek daha büyük adımlar atmaya, koşmaya başlarız. Özgüven bir çocuğun kendisine yönelik iyi duygular geliştirilmesi sonucu kendisini iyi hissetmesi demektir. Başka bir değişle, kişinin kendisi olmaktan memnun olması ve bunun sonucu kendisi ve çevresiyle barışık olması demektir. Kendine güveni olmayan kişiler, güveni hissedebilmek için kabul ve onay bulmaya çalışarak bu açığı kapama uğraşına girerler. Kendilerini sevmeyen ve saygı duymayan özgüveni düşük insanlar, davranışlarıyla başkalarının kendisini sevmesinin ve saygı duymasının önünü tıkarlar. Bu da tam anlamıyla ” kendim ettim kendim buldum durumudur…” Kendimize güvenimiz azaldıkça, bize hayır denmesini tolere etme gücümüz de azalmaya başlar. Onay verilmediği bir anda da, korkunç bir çöküş yaşanır. Ağlama nöbetleri, depresyon, davranış bozuklukları başlar. Onay almadan yaşayamayan insanlar; mutluluklarını, kişi ve olaylara endekslediklerinin pek de farkına varamazlar. Kaynağı, ailede yetiştirilme şekli ile orantılıdır. Hayatta kendini güvende hissetmeyi istemeyecek hiç birisini tanıdınız mı? Ben tanımadım...!
Devamını oku »

Güzel bir alıntı

Aralanan kapıdan, yosun yeşili gözlerini gördüm direkt. Bu kadar yeşil miydiler, yoksa ilk kez mi bu kadar derin bakıyorlardı? Belli ki bana yapacağı sürprizin pırıltısı  yansımıştı gözlerine yine. Kapıdan girmesiyle içi su dolu bir fanusu kucağıma bırakması  bir oldu. Suyun içinde yüzen iki kabuk parçasıydı zihnimin ilk algıladığı. Sana aldım; kırmızı yanaklı su kaplumbağaları, beğendin mi, dedi. Sessiz bir çığlık  koptu içimden. Bana verilebilecek en kötü hediyeydi bu.

Bakımı da çok kolaydı; suyun içerisine birer tane yem atılacak, haftada bir de fanusun suyu değiştirilecekti. Öyle sevimliydiler ki! Suyunu değiştirirken elime  alamıyordum. Kabuklarının altındaki ayaklarını telaşla çırpıyor, başlarını da içeri  çekiyorlardı. Gözleri ve ağızları neredeyse seçilemiyor, yassı bir deniz kabuğundan ayırt Her ikisinin de erkek olduğunu sonradan öğreneceğim kaplumbağalarım arasında, sürekli bir uyumsuzluk bulunuyordu. Bir tanesi ne kadar güçlü, hareketli ve  cesursa, diğeri de, bulunduğu yerde kıpırtısızca saatlerini geçirebiliyordu. 
Devamını oku »

Ba ba ba ba ba ba ba ba baaaaaam :)

Pepe çizgi filmini bilmeyeniniz yoktur. Bu film neden bu kadar başarılı ve neden çocuklar tarafından bu kadar fazla seviliyiyor diye düşünürken birgün oturdum ve izlemeye karar verdim .Orada bir şarkı vardı babası üzerine yazdıkları. tabiki oradaki bebe nin yazdığı. Yahu bir parça bu kadar güzel olur mu ?= Benim ikiz çocuklarım var ve her ikiside bu parçayı ezbere biliyorlar. Bir kaç seyretmeden sonra dillere plesent olduğunu söyleyebilirim.

Tüm çocuklara izlettirin çünkü inanılmaz güzel öğretileri var bu çizgi filmin :)
Devamını oku »
Eski yaraaa lele eski yaaraaaa sızlıyor içim. Yenisinden fayda yok can kurban eski yara. Hayatta insanların başına hep birşeyler gelir ve olmadık zamanlarda olmadık işlere bulaşırlar. Bulaştık bizde olmadık işlere ve haytalıklara vesselam. Dönüşümüz tabiki eski yara oldu. Eski yara lele eski yara :)

Sizler sakın ben gibi saçmalıklara bulaşmayın. Eski yarda kalın. Yenisi değişik gibi görünsede aslında. Eski yar gibisi olamaz ve olmamalı. Ne demek istediğimi bilemiyorum anlıyor musunuz ?
Devamını oku »